Seyahat · 37 durak
Fransa Seyahatnamesi
Duraklar(37)
- 1Toulon(1720)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1720 yılı Fransa elçiliği sırasında Toulon ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: Bin yüz otuz iki senesi zilhiccesinin dördüncü pazartesi günü İstanbul'dan, Fransız elçisi tarafından verilen tüccar kalyonuna binip bin yüz otuz üç senesi muharreminin yirminci cuma günü sabahın erken saatlerinde Toulon şehri denilen mahalle halinde olduk. Liman etrafında sefinelerden ve burçlardan üç yüz kadar top atılıp azim şenlikler ettiler. Bunların vilayetlerinde büyük hastalık çıktığında, başka vilayetlerden gelen kimselere birçok günler karışmayıp temas etmeksizin konuşup sohbet ederler. Ve "Şehrin kenarında kralın bahçesi cenapları için döşenip hazır kılınmış" dedi, bizi davet eyledi.
- 2Sète(1720)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1720 yılı Fransa elçiliği sırasında Sète ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: Ertesi günü Paris şehrine gitmek hususu müzakere olunduğunda deryadan gitmemiz münasip görülmeğle yedi adet tartana tabir olunan sefineler hazır ettiler. Sefer ayının onuncu salı günü Allah'a tevekkül ile sefinelere bindik. Hemen olkal'anın intentanı sefinenin yanına gelip "Hoş geldiniz" dedikten sonra "Sarayınız hazırdır. Kralımız kendülerine selam gönderip hoş geldiniz, deyor. Lakin kral tarafından kompliman ile gelenlere kral hatırı için ikram oluna gelmiş.
- 3Frontignan(1721)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1721 yılı Fransa elçiliği sırasında Frontignan ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: Biz dahi münasip şekilde geleceğimizi vaadedip sabah erkenden, rebiyülevvel ayının yirmi altıncı günü ki, günlerden cumartesi ydi, sefineye binip yola çıktık. Oraya vardığımızda sefineden çıkıp beklemekte olan hintov'a bindik; hazırladıkları eve indik. O devirde elçiler seyahatlerini bunlarla yaparlardı.
- 4Montpellier(1721)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1721 yılı Fransa elçiliği sırasında Montpellier ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: Hazır ettikleri saray, şekerhane imiş.
- 5Canal du Midi (Agde–Toulouse)(1721)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1721 yılı Fransa elçiliği sırasında Canal du Midi ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: Sabah oldukta yine sefineye binilip gideceğimiz yere kanal ile hareket olundu. Bu kanal dedikleri, etraftan toplanmış yapma bir nehirdir. Şimdi Akdeniz'den bir münasip sefine ile şehir ve kara arasından, karaya ayak basmadan Bahr-i Muhit'e ulaşmak müyesser olmuş ve umulmadık faydası görülmüş, ziyade mal gitmiş. Sefineler olup Marsilya'ya gitmek üzere geçtiği Le Canal de Deux Mers üzerindeki Malpas Tüneli
- 6Toulouse(1721)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1721 yılı Fransa elçiliği sırasında Toulouse ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: Yine sefineden çıkıp hintova bindik, ineceğimiz yere doğru yola koyulduk. Toulouse şehri oldukça büyük şehirdir, lakin bir mikdar haraptır; o kadar ticaret yeri olmadığından bakımlı değildir. Garona nehrinin dahi başka sefineleri olup kanal sefinelerinden eşyamızı nakledinceye dek üç gün beklendi. Bordo şehrinin, gördüğümüz şehirlerde benzeri yok. Gerek yapılış bakımından, gerek binalarıyle oldukça rana, yapılışı güzel, tarzı hoş, bakımlı şehirdir.
- 7Bordeaux(1721)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1721 yılı Fransa elçiliği sırasında Bordeaux ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: Bir zira'dan ziyade nehir suyunun çoğalıp ve azaldığını gözümüzle aynen gördük.
- 8Bordeaux(1721)
Vilayet ahalisi gelip Bordo kal'asını anlatıp bizi seyretmeye heveslendirdiler. Biz dahi yola çıktık. Bu kal'a şehrin dışında, nehir kenarında bina olunmuş, oldukça yüksek ve hoş bir tarzda kurulmuş, sağlam ve müstahkem binadır. "Davet itsek elçi efendi gelmez" diye hanemize gelmeği göze alamamış. Oraya varıp sefineden çıktığımızda kral tarafından mahsus bizim için on adet yedek at süslü takımlarıyla kralın mirahuru olan beyzade ile gönderilmiş.
- 9Paris(1721)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1721 yılı Fransa elçiliği sırasında Paris ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: Yolda bir açıklık yerde bir kral sarayı bina olmuş. Fransova Permiye nam Françe padişahı bina ettirmiş ve halen kralındır. Saray etrafında yedi saatlik yere dek dağ ve sahraları tahta duvar ile çevirmişler ve yer yer kapular koymuşlar. Lakin bunlar krala mahsus olup başka kimse avcılık edemez. Sonra bu yerden kalkıp Orliyan nam bir büyük şehre vasıl olduk ki, Paris'e yirmi saatlik yerde olup emin bir mahal olmağla kal'ası köhne kalup pek bakmamışlar, harapça. Kralın Şampanye tabir olunan alayı burada kışlakta imiş. Türlü menzillerden geçerek cemaziyülevvelin dokuzuncu cumartesi günü taht yeri olan Paris şehri kenarında hazırlanan saraya inmek müyesser oldu. İkinci günde, bunlarda mahsus bir memuriyet var ki, sahibine entüre düktör derler, yalnız elçilere "hoş geldiniz" demeye ve alaya bindirmeğe ve krala götürmeye memur imiş; ol kimse, kral namına: " Hoş geldiniz" dedi.
- 10Paris(1721)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1721 yılı Fransa elçiliği sırasında Paris ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: Ve ertesi günü, mezkur zatın bir arkadaşı bu işe bakarmış, gelip: "Alayınızın tertibini defter etmeye geldim. Kral ahırından mükemmel atlar getirelim" dedik de münasip veçhile defter olunup verildi. Sonra kralın ahırcıbaşılarından Müsü Konbar gelip herkese birer at dağıttı. Arkasından Merşal, Entüredüktör ile kralın hintovuna binmişler, geldiler. "Kralımız kendi hintovunu size ikram olsun diye göndermişlerdir" diyerek iki yüz kadar süslü ve seçme arabalarla geldiler. En önde kralın kendisine mahsus atlı askerinden bir alay yürüdü. Ardınca bizim adamlarımızı ata bindirip bir miktarına kürk giydirip ellerine tüfek vermiş idik ve bir miktarına kerrake giydirip ellerine mızrak vermiş idik, anları yürüttük; arkalarından ağavat makulesi sakallı olanlar yürüdü; sonra İmam Efendi ve Kapucular Kethüdası ve ondan sonra oğlumuz ile kethüdamız atbaşı oldu; arkalarından altı adet yedek ağır kesimler ile süslü ve eğerlenmiş at çektürülüp tamam oldukda kralın ahırcı başısıyle tercümanı gidip kendimiz dahi divan kilimi ve abasıyle eğerlenmiş bir ata bindik; solumuzda Merşal ve sağımızda Entüredüktör olduğu halde hareket edildi.
- 11Paris (Tuileries)(1721)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1721 yılı Fransa elçiliği sırasında Paris ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: İki gün sonra yine Entüredüktör gelip: "Cuma günü kral sizi davet eder. Bu ana dek gelen elçilere merşal ve prençes tayin olunduğu yok ve evvelkinden ziyade alay tertip edilmiş. Ve kralımız gidip gelişinizde ayakta duracaktır. Kral askerini bize seyrettirmek için etraftaki bazı kışlalarda bulunan piyade ve süvari alayleri getirtmiş ve çoğuna yeni elbiseler kestirmişler ve cem'an otuz binden ziyade asker tertip ve tedarik idip olduğumuz haneden kral sarayına dek dizmişler ydi. Kral sarayına bahçe tarafından varılup bahçe içinde dizilen alayin birine akatlu ve birine siyah atlu dizmişler ydi. Kral kethüdasının odası imiş. Kralın tahtı yakınına varınca, iki tarafta düğün evine konulan sedir gibi, birkaç yüz sediri birbirinden yüksek koyup tertip etmişler.
- 12Paris (Tuileries)(1721)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1721 yılı Fransa elçiliği sırasında Paris ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: Ve kralın yanına yaklaştıkda kral dahi ayağa kalktı. Name-i Hümayun'u önümüze almıştık. Elimizi göğsümüze koyup hürmetle Name-i Hümayun'a selam verir vaziyeti gösterdik. Kral yanına vardık da temenna Süvari Alayından bir er suretinde elimizi başımıza koyup sonra Name-i Hümayun'u alıp: "Şevketli ve azametli ve heybetli ve salabetli ve mehabetli İslam Padişahı velinimetim efendim Sultan Ahmed Han İbni Sultan Mehmet Han Hazretleri'nin Name-i Hümayun-ı Şevketmâkûrunlarıdır" dedik. Kral çocuk olmağla veziri saygı ile elimizden alıp kralın yanında bulunan üzeri sırmalı yaygı ile örtülü iskemlenin üzerine koydu. "Devlet ve unvanlu Françe padişahı hazretlerine olan sevgi, itibar ve rağbetlerini ayan beyan etmek için elçilik ile beni gönderdiler" dedim. Kral on bir yaşını tamam idip on iki yaşına basmış. Kendisi cevap vermeye girişmeyüp lalası olan Merşal Dövilerva cevap verdi ki: "Şevketlu ve kudretlu Al-i Osman padişahı Hazretleri'nin namelerinden ve elçiliğe cenaplarının intihap olunduklarından haşmetlu ve unvanlu Kral hazretleri ziyadesiyle haz duymuşlardır" dedi.
- 13Paris(1721)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1721 yılı Fransa elçiliği sırasında Paris ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: Vasinin dahi, merasim gereğince kendisiyle elçileri buluşturucu entüredüktörü var imiş. gelip: "Vasi yarın sizi davet eder. Zira bizim memleketimize bu yakın zamanda Osmanlı'dan, elçi efendimizden başkasının geldiği olmamıştır. Sabah geldik de Biz dahi krala gittiğimiz hey'et ile atımıza binip adamlarımıza da atlar getirtip bindiler.
- 14Paris yakınları(1721)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1721 yılı Fransa elçiliği sırasında Paris yakınları ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: Birkaç günden sonra: "Kral ava çıkacaktır. Şehrin bittiği yerde kralın adamları ve hısımları olan kadınlar toplanıp kralın gelişini beklerler imiş. " Az vakitte kral dahi hintov ile gelip yanımıza vardı; başından tacını çıkarıp bize aşinalıklar eyledi. Bu esnada kralın akrabası olan kadınlar ve sair kibar kadınlar hintovlarından çıkıp erkek elbiseleriyle ve elmaslar içinde atlara binip kırıtarak silahşorluğa başladılar. Lala Merşal bize gelip: "Kral askerinin savaş vaktinde tertip ve hareketlerinin nasıl olduğunu seyretmekten hazzeder misiniz? Yarın kral askerini temaşaya çıkacaktır" diyerek bizi seyre heveslendirdi.
- 15Paris (Invalides)(1721)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1721 yılı Fransa elçiliği sırasında Paris ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: yaralı ve hasta olanlara bakmak için mahsus bir saray yapılmış ki seyre layıktır. Başüzerine geliriz" deyip ertesi günü vardık. Sonra kalkıp sarayı görmeye gittik.
- 16Paris (Tuileries)(1721)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1721 yılı Fransa elçiliği sırasında Paris ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: Kral sarayında olmakla ol mahalle vardık. "Kralı görmeden hazzeder misiniz? " deyu sual eyledi. Biz dahi: "Zahiroda bir padişahtır. Padişah görmeden hazzolunmaz mı? " diyerek memnun olacağımızı belli ettik. "Hele yemek hazır oluncaya dek size kralı seyrüttirelim" deyu elimize yapıştı, gittik. Kralı daha önce Name-i Hümayun'u teslim ederken buluştuğumuz Divanhanede, tahtında bulduk. Merşal: "Kralımızın güzelliğine ne dersiniz? Hem saçları da takma değildir, bakın? " deyu kralı tutup arkasını çevirdi. Kral dahi Divanhane ortasına değin yürüyüp yine avdet eyledi.
- 17Paris (Tuileries)(1721)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1721 yılı Fransa elçiliği sırasında Paris ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: Yedikten sonra: "Kralın cevherlerini seyreder misiniz? Biz de: "Hay hay, cevahire bakmak ve görmek ne kadar güzel ve gönül açıcıdır, hazır derdik" dedik. "Buyurun, gidelim " deyip yine elimizden yapıştı. Yine kralın odasına girdik. Kral ayakta dururdu. Tahta oturduk da kralın omuzu başına asarlarmış. Ve bir gök yakut gördük ki dört köşe tıraş olmuş, baş parmak uzunluğunda ydi ve bir elmas daha gördük ki, yakın bir zamanda İngiltere kralından altı bin kise akçeye satın alınmış.
- 18Paris (Tuileries)(1721)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1721 yılı Fransa elçiliği sırasında Paris (Tuileries) ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: Bundan sonra Divanhane'de asılı olan acaip resimlerin seyrine geçip Kral ile beraber gidip geldik. Bazılarını "Bu, filandır" deyu kendi tarif ederdi. Oradan kendi odalarına götürüp birer birer seyrü temaşa ettirdi. Kendi döşeğini ve hocadan okuduğu yerleri gösterdikten sonra veda edip dışarı çıktık.
- 19Paris(1721)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1721 yılı Fransa elçiliği sırasında Paris ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: bilinir ve kral dahi kendi gözüyle görmüş gibi olur. Öyle dikkat etmişler ki, bir kal'anın etrafında olan dağları ve sahraları ve çimenleri ile ve ağaçlı olan yerleri parmak kadar ipekten yapraklı ağaçlarıyle ve sular ne taraftan gelip kal'ayı çevirir yahut ortasından veya hangi yanından geçmiştir ve köprüleri birçok konmuş; kal'anın hendeği ve kapıları nasıldır; şehrin sokaklarının genişliği ve darlığı ve hanelerinin pencereleri dahi güya şehir içinde seyreder gibi görünürdü.
- 20Paris(1721)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1721 yılı Fransa elçiliği sırasında Paris ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: Biz dolaşırken kral duramamış, yine yanımıza geldi. "Galiba elçi efendiyi görüyor hazzedersiz? " dediler. Sarayda Perde Çavuşu. Ol gün kral ile üç defa görüşmek müyesser oldu.
- 21Paris (Opera)(1721)
Paris şehrine mahsus bir oyun var imiş. Şehrin kibarları varırlar, vasi dahi ekseriya varır, kral bile arasıra gelir imiş. Vasinin sarayına bitişik bir yere vardık. Bizi kralın oturduğu yere götürdüler.
- 22Paris (Opera)(1721)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1721 yılı Fransa elçiliği sırasında Paris ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: Tamam yerleşildikten sonra birden bire ol perde kaldırılup ardından bir büyük saray zuhur eyledi. Sarayın avlusunda oyuncular kendilerine mahsus elbiseleriyle ve yirmi kadar peri yüzlü kız pırıl pırıl taşlı elbise ve fistanlarıyle meclise tekrar parıltılar. Bir bale sanatkarı elbisesiyle. Bir başka padişahın kızına aşık olup istemiş. Hele aşk hallerini öylesine gösterüp icra ettiler ki, gerek padişahın ve gerek kızın ve gerek kralzadenin tavır ve hareketlerine bakıldıkça insanın acıyacağı gelirdi. Bu operanın kibar takımından bir itibarlı kimse nazırı var.
- 23Paris (Louvre)(1721)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1721 yılı Fransa elçiliği sırasında Paris ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: Bir iki günden sonra yine Entüredüktör gelip: "Kral sarayında opera cemiyeti olacaktır. Kral ile bir mecliste oturursunuz. Kralın sağ tarafında akrabası ve Prensler var ve sol tarafında elçiler yeri var. Geldikte her kes rütbesine göre otururlar ve siz cümle elçilerin önüne geçip krala yakın oturursunuz" dedi. Kral sarayında, Divanhane tarafında böyle cemiyet için mahsus bir rakıshane yapmışlar. Kral için bir sandalye komşular. Halkın kalabalığı şehir operasındakinden ziyade; Kral dahi bu esnada geldi, yerine oturdu.
- 24Saint-Cloud(1721)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1721 yılı Fransa elçiliği sırasında Saint-Cloud ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: Bundan sonra Duke d'Orléans'ın şehre bir saat mesafede bir sarayı var imiş. Şehrin sonundan bahçeye varıncaya dek hep iki tarafına dümdüz ulu ağaçlar dikilmiş yollardan geçtik, saraya vardık. Sırma ile işlenmiş seccadelerle süslü, bir sürü görülmemiş, ufak tefek kıymetli şeyler konmuş.
- 25Versailles(1721)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1721 yılı Fransa elçiliği sırasında Versailles ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: Kısacası, sarayın mevkii bir yüksek yerde olmağla cümle Paris şehrini temaşa ederdi. Yine ol bahçeye mahsus kralın hintovlarına binip bahçeyi gezmeğe başladık. Senkuli'de gördüğü müzede acayip tertip üzere ağaçları, sokakları ve yeşil divan hatırladık. Kral seyrederken bindiği iki tekerlekli bir açık araba getirdiler.
- 26Versailles (Trianon)(1721)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1721 yılı Fransa elçiliği sırasında Versailles ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: Ortası seksen kadem fışkırır. İkinci katı daha az, üçüncü katı daha az. Ve şadırvan, yüz yirmi kadem fışkırır. Ol sarayı temaşa için ertesi gün bir mükellef döşenmiş, üstü örtülü, kralın bindiği kayığa binip nehir ile yola çıktık.
- 27Marly-le-Roi(1721)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1721 yılı Fransa elçiliği sırasında Marly-le-Roi ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: Ve buna benzer birçok sanatlar ve garabetler temaşa olunup, ertesi günü haç şeklindeki nehrin doğu tarafında bulunan Marli Jardin'deki, gönül açan muazzam sarayın ve güzelim bahçesinin temaşasına vardık. Öyle süslü bir keyif yeri müşahede olmuş ki, misli yok. Yeşil yaprak ile örtülmüş, ağaçları türlü türlü şekillere komşular.
- 28Versailles(1721)
Duvarlar ve Saatler Sonuç olarak, Versailles bir bahçedir ki, dört saray ve dört bahçeden ibarettir. Bu sarayın birçok odaları, sırma nakış işlenmiş kilimler ile örtülmüş ve süslenmiş ydi. Hususa kralın iki yatağını gördük. Ve kapular kapandıktan sonra bir başka kapı açılır, taht üzerinde oturmuş kral çıkar. Ve bunun üstünde bir kapı açılıp guya bir melek elinde taçla çıkıp kralın başı üstüne tutar ve saatin üstünde güneş doğar.
- 29Versailles(1721)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1721 yılı Fransa elçiliği sırasında Versailles ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: Kralın Ahıran ve Bahçeleri Bu sarayın karşısında iki ahur bina etmişler. "Kasden öyle yapılmış. Françe padişahı'nın ahuru, Çasar'ın sarayından mükellemdir, denmek için bu tekellüfe himmet sarfolunmuştur " dediler.
- 30Paris (Jardin des Plantes)(1721)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1721 yılı Fransa elçiliği sırasında Paris (Jardin des Plantes) ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: Geldik bahçeye. Gezip dolaştıkça tıp kitaplarında adı geçen ve yazılı ne kadar nebat var ise toplamaktaomertebe ihtimam etmişler ki, Acem ve Özbek diyarlarında hasıl olan nebatlardan getirip dikmişler. Hind'den ve Çin'den ve bilhassa Yeni Dünya'danokadar ağaç, çiçek ve nebatlar getirmişler ki, sayısı belli olmayan garip ve acib görülmedik ağaç, çiçek ve nebatlar gördük. Paris şehrinin havası soğuk olmağla Yeni Dünya nebatlarının terbiyesine uygun olmadığından limonluk gibi kışlıklar yapıp dört tarafını camla çevirmişler; altları boşolup ocaklar yapmışlar, şiddetli kışda Yeni Dünya havasına muadil olacak kadar ateş yakmağla hamam gibi altından ısıtırlar.
- 31Paris(1721)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1721 yılı Fransa elçiliği sırasında Paris ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: Şehir içinde acaip ve garaip binalar ve saraylar ve bahçeler var ki, saymak mümkin. Bir bahçe daha gördük, kralın imiş. Bütün kuşlarda öyle. Şişeler ile türlü ilaçları toplamışlar. Paris şehrinin havası soğuk olmağla Yeni Dünya nebatlarının terbiyesine uygun olmadığından limonluk gibi kışlıklar yapıp dört tarafını camla çevirmişler.
- 32Paris (Gobelins)(1721)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1721 yılı Fransa elçiliği sırasında Paris ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: Kilimciler için mahsus bir karhane var ki, kralındır. Kral namına buraya bakan kimsenin izni ve bilgisi olmadıkça kimseye kilim satılmaz ve dokutmak isteyen, nazırdan izin alıp harcını verip dokutur ve oldukça pahalıdır. Mesela bir sade nakışlı ve resimli kilim üç, dört kise akçe eder. Elçi Efendi gelip seyredecektir deyu ne kadar dokunmuş hazır mevcut kilimler var ise, hepsini karhanenin duvarlarına asmışlar. Bu dahi kralındır. Seyrettiğimizde hayretten parmağımız ağzımızda kaldı; çiçekler işlenmiş, resimlerin gözü, kirpiği, kaşı ve sakalları bir mertebede gösterilmişti.
- 33Paris(1721)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1721 yılı Fransa elçiliği sırasında Paris ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: Eğer ki izniniz olursa cümlemizi sevindirirsiz ve bel ki kralımız dahi hazzeder " dedi. Guya konağımız kadınlar evine dönüp doldu, taştı. Haşmet ve unvanıyle kral, tahtında oturup Lala Merşal kafasında, vasi Merşal sağında ve sair vekil ve danışmanları sağlı sollu rütbelerince dizilmişler ydi. Merşal dahi Kral ağzından cevap ve diyerek: "Sizin elçiliğinizin iki devlet arasında olan eski dostluğun sağlamlaşmasına sebep olduğunda şüphe yok" diyerek nameyi Kral'ın eline verdi. Kral dahi namesini, Vezir'i olana verip o dahi bize verdi.
- 34Paris (Observatoire)(1721)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1721 yılı Fransa elçiliği sırasında Paris ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: Birkaç daireden yapılı ve etrafına rakamlar yazılmış, ay ve güneşde işaret olmuş. Aya 3 Mekanik İçbükey ayna 5 Astronomi uzandıkda bütün mü örter, eksik mi örter, her ne kadar iderse "Filan ayda ay tutulacak ve şu kadar parmaktır" deyu hükmederler.
- 35Paris yakınları(1721)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1721 yılı Fransa elçiliği sırasında Paris yakınları ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: Kral Kethüdası ve en yakın akrabası olan Müsü Ladik, sığır avına gitmek için bizi bir çiftliğe davet idip her ne kadar özür diledikse de faydası olmayıp neçare, davetine icabet kıldık. İki saat kadar, iki tarafı kestirendan geçmiş orman sokakları arasından av ardınca koşarak zevklendikten sonra dönüp saraya geldik.
- 36Versailles (Ménagerie)(1721)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1721 yılı Fransa elçiliği sırasında Versailles ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: Ama karşı tarafta büyük binalar görünürdü. Gerdanları at gerdanı gibi yüksek, kulakları ve duruşu atgibi, lakin başı ve ağzı, burnu, gözleri geyik gibi ydi. Ceylanlar, süt gibi beyaz sığırlar gördük.
- 37Sète(1721)
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1721 yılı Fransa elçiliği sırasında Sète ile ilgili izlenimlerini şöyle aktarır: Öyle ki, ortalık gündüz aydınlığına dönmüş. Bize göstermek için ol şekli yapmışlar. Sonunda Şevval-i Muazzam'ın dokuzuncu günü Paris şehrinden hareket ve vatana dönmek üzere yola çıkıldı.