Kronik

42. Bölüm — Gelirler ve askeri teşkilat

Türklerin gelirleri ve hazineleri üzerine. Sultan Süleyman yaşarken 1, her türlü olağanüstü vergi hariç, sadece düzenli yıllık geliri 2 6 milyon altındı 3. Bu, altmış ton altın ederdi 4. Bu gelir; Mısır, Suriye, Edirne 5, Trabzon 6, Yunanistan ve ona bağlı diğer krallıklardan gelirdi. İmparator...

Türklerin gelirleri ve hazineleri üzerine.

Sultan Süleyman yaşarken 1, her türlü olağanüstü vergi hariç, sadece düzenli yıllık geliri 2 6 milyon altındı 3. Bu, altmış ton altın ederdi 4. Bu gelir; Mısır, Suriye, Edirne 5, Trabzon 6, Yunanistan ve ona bağlı diğer krallıklardan gelirdi.

İmparator tüm masraflarını bu gelirin sadece üçte biriyle karşılardı. Dahası, canı ne zaman isterse 7 tüm krallıklarındaki mallara ve kellelere dilediği gibi ek vergi 8 koyabilirdi. Bu yüzden savaş dönemlerinde bile topladığı olağanüstü vergiler sayesinde zarar etmek bir yana, daha fazla kâr elde ederdi.

Türk İmparatorunun hazine odalarında 9 dünyadaki hiçbir yerde bulunmayacak kadar mücevher ve değerli taş vardır. Ayrıca karada ve denizde öylesine devasa bir top, mühimmat, çadır ve gemi 10 stoğuna sahiptir ki; akıllı bir adam bizim Hıristiyanlığın o cılız gücüyle onun gücünü kıyasladığında, bizim gücümüzün onun karşısında "Bir devenin karşısındaki sinek" 11 gibi kaldığını hemen anlar!

Nasıl ki bizim İmparatorumuz Şarlken 12 önceki tüm Hıristiyan imparatorlardan daha fazla güce ve toprağa sahipse; Sultan Süleyman da gücü, devasa ordusu ve imparatorluğuyla dünya tarihindeki tüm Hıristiyan ve Pagan kralları geride bırakmıştır.

Bazı devlet makamları ve komutanların yaşam tarzları üzerine.

Sevgili Hıristiyan okuyucu, Türk İmparatorluğunun nasıl bu kadar büyüdüğünü anlamak için onların tüm gücünün 13 askerlere 14, özellikle de Sarayı koruyan kapı muhafızlarına 15 dayandığını bilmelisiniz. Bunlar özenle seçilmiş yaya ve atlı askerlerdir 16.

Sipahi Oğlanları 17: Bunların en saygınları Spachioglani denen askerlerdir. Sarayda 18 eğitim alırlar. Bilimlerde ve dövüş sanatlarında 19 mükemmel eğitilirler. Türk İmparatorunun "çocukları" olarak adlandırılırlar. Elçiliklere 20 gönderilirler ve sancakbeylikleri 21 gibi en yüksek devlet kademeleri bunlara verilir. İmparator, kızlarını bunlarla evlendirir. Saraydaki en asil zümredirler. En iyi atlara biner, en pahalı kürkleri giyerler. Giysilerindeki bu lüks, Sultan Mehmed'in Kahire'yi ve Persleri yağmalamasından sonra başlamıştır. Sayıları bin civarındadır. İpekten örülmüş yüksek şapkalar 22, sırmalı elbiseler giyerler. İmparator ata bindiğinde daima onun sağ tarafında sürerler.

Silahtarlar 23: İmparatorun sol tarafında giden diğer bin atlıya ise Salaſtari 24 denir. Sipahilerle aynı asalette ve eğitimdedirler. Bu iki bin atlı, Türk İmparatoru için, Fransa Kralının yanındaki 200 şövalye kadar büyük bir statüye sahiptir. Şam/Pers 25 tarzında harika zırhlar giyerler.

Ulufeciler 26: Sipahi ve Silahtarların kanatlarında süren iki bin atlıya Vlofagen denir. Bunlar eski yeniçerilerdir; savaşlarda büyük bir kahramanlık gösterdiklerinde bu atlı birliğe terfi ettirilirler 27. Bazıları da eski paşaların sadık köleleridir. Bu ilk üç grup tamamen devşirme 28 kökenlidir.

Garipler 29: Bunları takip eden iki bin atlıya Caripici 30 denir. Bizdeki ağır süvariler 31 gibidirler. Ok, mızrak ve kalkan 32 taşırlar; savaşta düşman saflarını Mısır Memlükleri gibi yararlar. Bunlar doğuştan Müslüman olan 33, Doğu'nun çeşitli eyaletlerinden seçilmiş askerlerdir.

Bu atlılara maaşlarının 34 yanı sıra büyük bir özgürlük verilmiştir. İmparator Konstantinopolis'teyken şehirde istedikleri gibi at sürebilir ve gezebilirler 35. Üç ayda bir maaşlarını 36 alırlar. Sefere çıkıldığında her birinin arkasında kendi uşakları ve yedek atları yürür.

Yeniçeriler 37: İmparatorun şahsi muhafız birliği 38, on iki bin yaya askerden oluşan Yeniçerilerdir. Bunların tamamı Hıristiyan topraklarından "Pençik/Devşirme" 39 olarak toplanan veya sınır akınlarında esir edilen güçlü, yetenekli Hıristiyan çocuklarıdır. Ergenliğe ulaştıklarında ok, tüfek 40 ve pala 41 kullanımında ustalaşırlar. Bellerinde kesmek için bir balta/nacak 42 taşırlar. Kısa mızraklar ve kargılar 43 da kullanırlar. Başlarına, kılıç darbelerini bir miğfer gibi engelleyen sertleştirilmiş beyaz keçeden yapılmış bir külah giyerler; buna Üsküf 44 derler. Alın kısmında altın bir yuvaya tüy 45 takarlar. Sakallarını tamamen keserler ama uzun, sarkık bıyıklar 46 bırakırlar; bu onlara çok korkutucu bir görünüm verir. Çoğu Slav, Arnavut, Macar, Grek, Alman, Leh ve Sırptır.

Başkenttekilerin dışında, Hıristiyan sınırlarında ve kalelerde 47 görev yapan on bin ila altı bin yeniçeri daha vardır. Bunlar hiçbir Paşaya veya Beylerbeyine bağlı değildir; doğrudan İmparatora bağlıdırlar. Maaşları 48, düşmana karşı gösterdikleri cesarete göre artar veya azalır. Terfi etmek için bizdeki gibi kayırmaya 49 ihtiyaçları yoktur; savaşta yiğitlik gösteren herkes takdir edilir ve yükselir. Bu yüzden bu kadar büyük kahramanlardır. Sultan Murad'dan beri bu askerlerin hiçbir meydan savaşında tamamen yenildiği veya dağıldığı görülmemiştir!

Onar kişilik mangalara 50 ayrılırlar; her on kişinin bir çadırı ve bir komutanı 51 vardır. Biri odun taşır, biri yemek yapar, çok büyük bir disiplin içinde yaşarlar. En üst komutanlarına ise büyük bir saygınlığı olan Ağa 52 denir.

Solaklar 53: Yeniçerilerin içinden en uzun boylu, en güçlü ve usta okçu olan iki yüz kişi seçilir. Bunlara Solachi 54 denir. İmparator ata bindiğinde doğrudan onun atının etrafında yürürler 55. Yayları daima gergin, okları kirişe 56 oturmuş halde beklerler. Diğer yeniçerilerden daha kısa ceketler giyerler. Başlarına şeker külahı gibi sivri, yüksek beyaz keçeden şapkalar takarlar. 57: Bu Solachi birliği, Büyük İskender'in dünyayı fethettiği "Makedon Falanksı"na 58 inanılmaz benzer. Türkler adeta o eski kralların savaş disiplinini miras almış gibidirler.

Beylerbeyi ve Sancakbeyleri: Süvarilerin tamamı Beylerbeyi 59 denen 60 komutanlara bağlıdır. Bunlar en üst düzey mareşallerdir 61. İki ana Beylerbeyi vardır: Biri Anadolu'da 62 Kütahya'da 63 oturur. Diğeri Rumeli'de 64 Sofya'da 65 oturur. Bunların altında Sancakbeyleri 66 vardır. Süleyman döneminde krallık büyüdüğü için Sancakbeyi sayısı 48'i geçmiştir.

Subaşı ve Tımarlı Sipahiler 67: Bunların altında Subaşılar 68 ve Tımarlı Sipahiler 69 bulunur. Toprakların ve köylerin gelirlerine göre asker 70 beslemek zorundadırlar. Tımar sistemindeki her bir atlıya yıllık 3.000 akçe 71 gelir düşer. Eğer bir sipahi savaşa çağrıldığında iyi donanımlı gelmezse veya gecikirse tımarı 72 elinden alınır. Anadolu'dan gelenler uzun mızraklar, oklar ve kalkanlar taşırlar. Rumeli'den gelenler ise miğfer 73 takarlar ve daha cesur askerlerdir.

Müsellemler 74: Osmanlı hanedanı tarafından kendilerine toprak bağışlanmış yerel Türklerdir. Savaşa gitmek zorundadırlar. Sayıları 60 bini bulur ancak tecrübesiz 75, bizim toprak ağalarının gönderdiği işe yaramaz "araba iticileri" 76 gibi eğitimsiz köylülerdir.

Akıncılar 77: Geriye kalan süvariler Alcantzen 78 denen başıbozuk, düzensiz, maaşsız bir çapulcu sürüsüdür 79. Sadece yağma, hırsızlık ve katliam 80 yapmak için orduya katılırlar. Asıl ordudan iki gün önde giderler, geçtiği her yeri yakıp yıkarlar. Sayıları 30 bini bulur. Viyana kuşatmasında Linz'e kadar çıkıp yaşlıları acımasızca katledenler bu sürülerdir. Aralarında Eflaklılar ve Tatarlar da vardır. En ünlü komutanları Mihaloğlu'dur 81.

Azaplar 82: Anadolu'dan toplanan yaya askerlerdir 83. Aylık maaşları üç dükadır. Çoğu eğitimsiz okçulardır. Türkler deniz savaşlarında bunları kadırgalarda kürekçi yaparlar. Karada ise, özellikle Rodos ve Viyana kuşatmalarındaki gibi, "ölüm mangası" 84 olarak en öne sürülürler. Hendekler bu askerlerin cesetleriyle doldurulur ki, asıl vurucu güç olan Yeniçeriler onların cesetlerine basarak 85 kalelere tırmanabilsinler!

Vezirler 86: Türk İmparatoru tüm kararlarını 3 veya 4 Paşa Vezir 87 ile alır. Bu kitabın yazıldığı sırada İbrahim 88, Ayas 89 ve Kasım 90 adında üç vezir vardır. Bunların hepsi devşirme Hıristiyandır. Saraydaki en yetkili ve en zengin kişilerdir ama hayatları daima pamuk ipliğine bağlıdır. İmparator onlara kızdığı an hemen asılırlar 91. Pîrî Paşa gibi bazıları ise görevden alınıp küçük bir köye sürgüne gönderilir. Vezirler aynı zamanda ordu komutanı 92 olabilirler 93.

Saray 94 ve İç Teşkilat: Türk İmparatoru'nun sarayı Konstantinopolis'te 95, karşı yakadaki Üsküdar'a 96 bakan deniz kenarındadır. Sarayın 97 devasa odaları vardır. İmparatorun yattığı Has Oda'da ona hizmet eden altı Has Odalı 98 bulunur. İkisi gece boyunca ellerinde meşalelerle nöbet tutar. Sabah imparatoru giydirirler. İmparator, giysisinin 99 bir cebine 20 düka, diğer cebine 1000 akçe 100 koyar. Eğer imparator o gün cebindeki tüm parayı dağıtmazsa, geriye kalanı bu has odalılar alır. Bu altı hizmetkar şunlardır:

1.\tOdabaşı 101: Odaların amiri.

2.\tÇuhadar 102: Elbiseleri taşır.

3.\tSilahtar 103: Silahlarını 104 taşır.

4.\tŞaraptar 105: İçecek kupalarını taşır 106.

5.\tÇizmeci/Rikabdar 107: Padişahın ayakkabılarını 108 taşır, çünkü Türkler odaya girerken ayakkabılarını çıkarırlar, yerler ipek halılarla kaplıdır.

6.\tİskemleci 109: Padişahın oturduğu iskemleyi taşır.

Sarayda iki tür memuriyet vardır: Ulufeli 110 maaşlı memurlar ve Tımarlı 111 dirlik sahipleri.

Saray Kapısı 112 ve İç Oğlanları: Sarayın girişinde üç Kapıcıbaşı 113 bulunur. Her birinin emrinde 240 Kapıcı 114 vardır. Tüm kapıların en üst amiri, bir hadım 115 olan Kapı Ağası'dır 116. Sarayın iç yöneticisi ise Saray Ağası'dır 117. Sarayda 118 8 ila 20 yaşları arasında 500 kadar çocuk 119 eğitilir. Bu çocuklara Danişmendliler / Hocalar 120 tarafından okuma, yazma, din, okçuluk ve devlet işleri öğretilir. Bu çocuklara Kapı Oğlanı 121 denir. Onar kişilik odalarda uyurlar, başlarında bir hadım 122 bekler. Mezun olduklarında 123 Sipahi, Silahtar veya devlet memuru olurlar.

Bostancılar ve Mutfak: Sarayın bahçelerine Bostancılar 124 bakar. Amirleri Bostancıbaşı'dır 125. Yılda bir kez gök mavisi giysiler giyerler. Yeniçeriler bu bostancıların arasından seçilebilir. Bostancıların en üst denetçisi Kethüda'dır 126. Saray mutfağında 127 50 aşçının başında bir Aşçıbaşı 128 bulunur. Mutfak harcamalarına Matbah Emini 129 bakar. Yemekleri padişaha sunan ve sofra düzenine bakan kişi ise Çeşnigirbaşı'dır 130.

Saray ahırında 200 at ve onlara bakan 100 seyis vardır. Dış sarayda Sekbanbaşı 131 ve Zağarcıbaşı 132 komutasında avcılar ve köpek bakıcıları bulunur. Bunlara Şahinciler 133 de eklenir. Ayrıca haberleşmeyi sağlayan Peykler 134 ve ulaklar 135 ile yabancı dilleri çeviren Tercümanlar 136 da sistemin önemli bir parçasıdır. Topçu ocağının başında ise Topçubaşı 137 bulunur.

Maaşlı saray memurları arasında Arabacıbaşı 138 da vardır; yani Baş Arabacı 139. Günlük maaşı 40 akçedir 140. Vekili 141 ve katibi 20'şer akçe alır. Emrinde 3.000 adet arabacı ve nakliyeci 142 vardır ve bunların her birinin günlüğü 6 akçedir.

Ayrıca iki adet İmrahorbaşı 143 vardır, bunlar saray ahırlarının 144 başkomutanıdırlar; biri diğerinden daha yüksek rütbelidir. En ünlüsü ve en saygını günlük 500 akçe alır, diğeri ise 200 akçe alır 145. Bu iki İmrahorbaşı'nın emrinde tüm eşek sürücüleri, semerciler, mahmuzcular ve deve sürücüleri 146 bulunur. Ayrıca 4.000 seçkin ve iyi donanımlı süvari de onların komutasındadır.

Bunun ardından Çavuşbaşı 147 gelir; bu, "Çavuşların" 148 en başındaki kişidir. Çavuşlar adeta değnekli muhafızlar, polisler 149 ve şehir/kapı korumalarıdır. Çavuşbaşı, tüm Türk sarayının en büyük subayı 150 gibidir. O kadar büyük bir otoriteye ve saygınlığa sahiptir ki, rütbesi ne olursa olsun 151 bir tebaanın yanına gidip: "Türk İmparatoru beni sana gönderdi ve derhal kafanı 152 kesip kendisine götürmemi emretti" derse; o kişi, Çavuşbaşı'nın elinde padişahın ne bir mührü ne de fermanı/mektubu 153 olmamasına rağmen, hiçbir itiraz etmeden 154 veya karşı laf söylemeden boynunu uzatmak zorundadır!

Ardından Mehterbaşı 155 gelir; bu, tüm çadırların 156 ve savaş teçhizatının en üst amiridir. Görevi, Türk İmparatoru sefere/kampa 157 çıktığında çadırları en iyi şekilde kurmak ve yönetmektir. Günlük maaşı 40 akçedir, vekilinin 20 akçedir. Emrinde Mechter 158 denen 60 hizmetkârı vardır, onların günlüğü 5 akçedir. Başka bir Mehterbaşı daha vardır ki; o da tüm borazancıların 159, devasa kös 160 çalanların ve diğer çalgıcıların 161 başıdır. Maaşı 30 akçe, katibinin 12 akçedir. Emrinde yaya ve atlı 200 mehter vardır, günceleri 5 akçedir.

Bu gruba Emir-i Alem 162 da dahildir; yani Türk İmparatorunun Sancaktarı 163. Bu kişi sancağının ucunda bir At Kuyruğu 164 taşır. 165 bu at kuyruğu, Büyük İskender'in 166 bir hatırasıdır; çünkü İskender'in bastırdığı sikkelerde miğferinde veya armasında bir at kuyruğu taşıdığı görülür. Antik çağlarda eski komutanların böyle armalar ve miğferler taşıdığını bilge şair Virgilius da Aeneas destanında anlatır. Bu sancaktarın günlüğü 200 akçedir ve tüm müzisyenlerin, cephanecilerin de amiridir.

Arpa Emini 167: Görevi 168 tüm atlar, katırlar ve develer için saman, arpa 169, yulaf ve yiyecek depolamaktır. Günlüğü 60 akçedir, vekilinin 30, katibinin 20'dir. Altında çalışan yirmi adamın herbiri günde 8 veya 10 akçe alır. Şehremini / Temizlik Amiri 170: Barışta ve savaşta sokakları düzeltmek ve en temiz 171 şekilde temizlemekle görevlidir. Günlüğü 40 akçe, emrindeki 40 çöpçünün günlüğü ise 5 akçedir.

  • yazar burada tekrar Kanuni dönemine bir sosyolojik analiz için dönüyor
  • intraden
  • ſechß Milion Golds
  • Bir ton yüz bin dükaya eşitti
  • Andrinopoli
  • Trapezonth
  • ſo offt jn gelüſt
  • Schatzung
  • Schatzkammern
  • galleen
  • eine Fliegen gegen einem Camelthier
  • Carolus
  • macht vnd gewalt
  • Soldaten
  • Guardien deß Thors
  • Kapıkulu Ordusu
  • Spachioglani
  • Enderun'da
  • Kriegſwehren
  • Ambaſſiatorn
  • Sangiackat
  • Mücevveze/Üsküf
  • Salaſtari
  • Silahtarlar
  • Damaſchken/Perſianer
  • Vlofagen
  • erhaben
  • verleugnete Chriſten
  • Caripici
  • Garipler
  • Küriſſer
  • Tartſchen
  • Mahomethaner
  • Beſoldung
  • diğerlerine bu yasaktır
  • Ulufe
  • Janitzehern
  • Leib Guardien
  • Tribut vnd Zehenden
  • Büchſen
  • Biciach / Bıçak
  • Barten
  • Hellebarten
  • Eſſarcola
  • Federbuſch
  • Knebelbärth
  • Beſatzungen
  • Ulufe
  • gunſt oder Freundtſchafft
  • Rott
  • Rottmeiſter / Onbaşı
  • Aga / Yeniçeri Ağası
  • Solachi
  • Solaklar
  • Trabanten
  • Corden
  • Yazarın Antik Kıyaslaması
  • Phalanx Macedonica
  • Bellerbey
  • "Beylerin Beyi" / Herr vber alle andere Herrn
  • Kriegsfeldmarſchälck
  • Natolia
  • Cuteia / Gallacia
  • Romania
  • Sophia
  • Sangiacken
  • Tymariote
  • Subaſci
  • Tymariote
  • atlı
  • Aſperi / yaklaşık 60 Düka
  • Lehengüter
  • Bickelhauben
  • Muſellini
  • vnverſuchts
  • Wagenbech
  • Alcantzen
  • Akıncılar
  • Räuber, Schnabhänlein
  • rauben, ſteln, plündern, mörden
  • Micalogli
  • Aſapier
  • Aſapier / Azaplar
  • verlornen hauffen
  • bir köprü gibi
  • Viſiri
  • Baſſa Viſir
  • Hebraim
  • Aias
  • Caſin
  • Gedik Ahmet, Mustafa, Yunus ve Ferhat paşalar gibi
  • Bellerbey
  • örneğin İbrahim Paşa Mohaç'ta, Hadım Sinan Paşa Mısır seferinde bu görevi yapmıştır
  • Saray / Capin
  • Stambol
  • Scutari / Chalcedon
  • Saray
  • Kammerjungen
  • Caſtan/Kaftan
  • Aſper
  • Odabaſſi
  • Chiocadar
  • Silichtar
  • Darſchen
  • Saraptar
  • Şarap değil, su veya şerbet içerler
  • Chiucter
  • Schuh
  • Schemligi
  • Olofagi
  • Tymariote
  • Birun
  • Capigibaſſi
  • Capigicier
  • Eunuchus
  • Capigaz
  • Saraybaſſa
  • Enderun'da
  • İç Oğlanı
  • Caliſmanni
  • Capoglan
  • Ak Ağa
  • Çıkma yaptıklarında
  • Boſtangiz
  • Boſtangibaſſa
  • Checaya / Protogoro
  • Kuchen
  • Aſſibaſſi
  • Mutpachemin
  • Caſnegirbaſſi
  • Sechmenbaſſi
  • Zagarzbaſſi
  • Zaniligibaſſi
  • Peich
  • Vlach/Olach
  • Dragoman
  • Topgibaſſi
  • Arabagbaſſi
  • Çünkü Türkçede arabaya "Araba/Wagen" denir
  • Aſperos
  • Verwäſer
  • Arbagiz/Arabacılar
  • Bracorbaſſi
  • Agaſoner
  • bu paradan vekillerine ve katiplerine de maaş vermek zorundadırlar
  • Camelführer
  • Chiausbaſſi
  • Chiauler
  • Scherganten
  • Oberſter
  • hattâ bir Beylerbeyi bile olsa
  • Kopff
  • Brieff
  • on alles widerwehren
  • Mechterbaſſi
  • Zelten
  • Feldt
  • Mehteran
  • Troſſieter
  • Heerbaucken
  • Seitenſpiler
  • Imralis Aga
  • Fehnderich
  • Roßſchwantz / Tuğ
  • Bana anlattıklarına göre
  • Alexanders Magni
  • Arpaemyn / Prouiandtmeiſter
  • sadece barışta değil savaşta da
  • Gerſté
  • Saraemyn
  • aller ſeuberſt