Kronik

33. Bölüm — Selim'in doğası ve mezar yazıtı

Selim sadece sekiz yıl hüküm sürmüş ve öldüğünde 46 yaşındaydı. Uzun bir gövdesi ve iri bir karnı vardı ama bacakları kısaydı; bu yüzden at üzerindeyken yaya halinden çok daha heybetli 1 görünürdü. Yuvarlak, solgun bir yüzü, iri gözleri ve korkutucu bir bakışı 2 vardı. Bunların yanında aslan gibi 3...

Selim sadece sekiz yıl hüküm sürmüş ve öldüğünde 46 yaşındaydı. Uzun bir gövdesi ve iri bir karnı vardı ama bacakları kısaydı; bu yüzden at üzerindeyken yaya halinden çok daha heybetli 1 görünürdü. Yuvarlak, solgun bir yüzü, iri gözleri ve korkutucu bir bakışı 2 vardı. Bunların yanında aslan gibi 3 bir kalbi vardı. İster iyi ister kötü olsun, hiçbir olay karşısında asla geri adım atmazdı. Özellikle savaş meselelerinde bir şeyi aklına koyduysa, ne kadar tehlikeli olursa olsun asla vazgeçmez, onu sonuna kadar götürürdü. Şöhret ve şan getirecek her şeyi ölüm tehlikesine rağmen gözü kapalı yapardı. Onur kazanmak için talihin oyunlarından veya tehlikelerden çekinmeyen gerçek ve yiğit adamların doğası böyledir.

Eski kahramanlardan sadece Büyük İskender'i ve Jül Sezar'ı 4 kendisine denk büyük savaş ağaları olarak görür, bu kahramanların tarihlerini kendi Türk diline çevirtip dikkatle okurdu. Doğası gereği ciddi, acımasız 5 ve niyetinden asla döndürülemeyen biriydi. Hep düşünceliydi, hiçbir işinde acele etmezdi. Özellikle adaleti tesis etmesi gerektiğinde 6, verdiği hükümlerde ve yargılamalarında haklı ve sağlam 7 nedenlere dayanırdı.

Kendisine sadakatsizlik ettiğini düşündüğü Vezir Mustafa'yı 8 öldürttü. Aynı şekilde İskender Paşa'yı 9 da idam ettirdi; çünkü Sofi'ye 10 doğru sefere çıkarken yürüyüşü o kadar zorlaştırdı ki, askerler neredeyse isyan edip Fırat'ı geçmeyi reddetmişlerdi. Öz damadı olan Bostancıbaşı'nı da 11 boynunu vurdurarak öldürttü; çünkü damadı, kendisine verilen vilayetleri aşırı vergilerle 12 ezip soymuştu. Yunus Paşa'yı da 13 aşırı kibri ve yeniçerileri isyana teşvik ettiği için idam ettirmişti.

Selim sık sık babası Bayezid gibi uzun bir sakal 14 bırakmayacağını söylerdi. Bunun nedeni olarak da; "Paşalarım 15 ellerini sakalıma dolayıp beni babama yaptıkları gibi istedikleri yere sürükleyemesinler!" derdi. Kısacası son derece zalim ve ateşli bir mizacı vardı. Bunu kendi kanından olan akrabalarını katlederek kanıtlamıştır; çünkü onlardan hiçbirini sağ bırakmamış ve sık sık şöyle demiştir: "Akrabaların yarattığı korku ve şüpheden uzak bir şekilde hükmetmekten daha tatlı ve güzel bir şey yoktur." Akrabalarına yaptığı bu katliamlar konusunda bazıları onu haklı bulmuştur; zira eğer Osmanlı soyundan 16 tek bir kişi bile onun tarafından öldürülmemiş olsaydı, er ya da geç onlar Selim'i öldürecekti. Şöyle de derdi: "Eğer bir adam aklına bir şey koyar da onu hemen eyleme dökmezse, o adam bilge değildir. Çünkü ertelemek zaman kaybıdır ve eldeki fırsatı yok eder."

Ne olursa olsun o, savaş ve devlet idaresinde son derece şanslı ve özgür 17 bir adamdı. Çünkü adaletin her şeyin üstünde tutulmasını emrederdi. İmparator V. Karl 18 İtalya'nın Bologna 19 şehrinde taç giydiğinde, Venedikliler tarafından törene gönderilen ve daha önce Selim'in yanına Kahire'ye de gitmiş olan elçi Ludwig Mutzenier, Selim'i o kadar iyi tanıdığını belirterek şunları söylemiştir: "Benim düşünceme göre şu an Türkiye'de erdem, adalet 20, dostluk ve yüksek ruh hali 21 açısından onunla kıyaslanabilecek kimse yoktur. Onda hiçbir barbarca 22 adet yoktu. Önüne gelen her meseleyi büyük bir düşünceyle ve adaletle incelerdi."

23: Venedik Elçisi Andreas Gritti 24, Selim'in garip bir alışkanlığı 25 olduğunu söylemiştir. Selim sık sık ağzına belli bir tahıl 26 atardı. Bu bitkinin doğası gereği kalpteki tüm ağırlığı, üzüntüyü ve stresi 27 aldığı, onu neşelendirdiği ve zihnini açtığı 28 söylenirdi. Bunu, çok fazla düşünce ve işin içinde boğulmamak için kullanırdı.

Selim ava çok meraklıydı 29 ve bu konuda çok aktifti. Çok az kadınla 30 birlikte oldu. Yeme içmede son derece ölçülüydü 31, günde sadece iki kez yer ve daima tek bir çeşit yemekle 32 yetinirdi. Genellikle yoğun çalışmayı ve büyük av hayvanlarını avlamayı severdi. 33 Kuş avına pek ilgi duymazdı. Bu kadar çok sefere çıkmasına ve farklı iklimlerde, ülkelerde havayı sürekli değiştirmesine rağmen, bu yoğun çalışkanlığı ve hareketi onu hep sağlıklı tuttu.

Onun yaşamını ve eylemlerini özetlemek gerekirse; son derece cömertti 34 ve askeri meselelerde aşırı dikkatliydi 35. Ancak şiddeti ve vahşeti 36 nedeniyle herkes ondan korkardı ve çok az kişi tarafından sevilirdi.

Papa X. Leo döneminde öldüğünde; Avrupa'da Maximilian İmparator, V. Karl 37 İspanya Kralı, XII. Louis Fransa Kralı, I. Manuel Portekiz Kralı, II. Louis 38 Macaristan Kralı ve VIII. Henry 39 İngiltere Kralı idi.

Türk İmparatoru Selim'in bedeni Konstantinopolis'e, kendisi için yaptırılan o çok ihtişamlı türbeye 40 gömüldü. Bu mezarın üzerinde Grekçe, Türkçe ve Slav 41 dillerinde şu mezar yazıtı 42 yazılıdır:

HIC MAXIMUS ADSUM SELIM, QUI ORBEM DOMUI. 43

NON BELLA RELINQUO: SED PERGO INQUIRE RE GRAVIA. 44

NON EQUIDEM POTUIT FORTUNA PRAERUMPERE MEA. 45

LICET OSSA JACENT, ANIMUS BELLA QUAERIT. 46

  • ſchöner
  • gräßlich Geſicht
  • Löuwen
  • Julium Ceſarem
  • grauwſam
  • Juſtitiam adminiſtriern
  • wolgegründte
  • Muſtaffa
  • Chender Baſſa
  • İran'a
  • Boſtangi Baſſa
  • vberflüſſiger Schatzung
  • Janus Baſſa
  • langen Barth
  • Baſſa
  • Otthomanniſchen Geſchlecht
  • düşünce olarak
  • Charles
  • Bononien
  • Gerechtigkeit
  • hoheyt deß gemüts
  • Barbariſchen
  • Garip Bir Alışkanlığı
  • Critii/Doge
  • gewonheit
  • Körnleins/afyon veya özel bir bitki macunu
  • bekümmerniß
  • erquickung
  • Jäger
  • az eşle
  • meſſig in eſſen
  • einer Speiß
  • Askerlerin genellikle sevdiği
  • freygebig
  • ſorgfeltig
  • wühterey
  • Şarlken
  • Layoş
  • Heinricus
  • Begräbniß
  • Sclauoniſcher
  • Epitaphium
  • Burada ben, Selim yatıyorum; dünyayı dize getiren kişi, ölüm tarafından devrildim.
  • Kalbim savaştan hala korkmuyor, daima daha büyük şeylerin peşindeydi.
  • Ne iyi talih ne de kötü talih, fikrimi hiçbir zaman sarsamadı.
  • Solucanlar kemiklerimi yese de, kalbim hala kana susamış [savaş istiyor] halde yatıyor.