Kronik
32. Bölüm — Selim'in dönüşü ve ölümü
Her iki Sultan da 1 hayatlarını kaybedip, o görkemli ve cesur Memlüklerin neredeyse tamamı yok edilince, Kızıldeniz'in 2 en uç sınırlarına kadar olan tüm şehirler ve vilayetler gelip Selim'in ayaklarına kapandı, ona boyun eğdi. Selim, Nil nehrinin nasıl muhteşem bir şekilde taşıp arazileri...
Her iki Sultan da 1 hayatlarını kaybedip, o görkemli ve cesur Memlüklerin neredeyse tamamı yok edilince, Kızıldeniz'in 2 en uç sınırlarına kadar olan tüm şehirler ve vilayetler gelip Selim'in ayaklarına kapandı, ona boyun eğdi.
Selim, Nil nehrinin nasıl muhteşem bir şekilde taşıp arazileri suladığını görmek için Bulak'a 3 gitti. Ardından tüccarları 4 sayesinde çok ünlü olan İskenderiye şehrini ziyaret etti. Oradan tekrar Kahire'ye döndü. Selim, Halep'teki ihaneti nedeniyle büyük bir ödülü hak eden Hayır Bey'i 5 minnettarlıkla Kahire Valisi 6 olarak atamaya karar verdi. Fakat bu duruma Yunus Paşa 7 çok öfkelendi; çünkü kendisi bu muazzam mevkiyi ve görevi çok istiyordu. Bu yüzden Selim Kahire'den ayrılır ayrılmaz, orada bırakılan Yeniçerileri 8 isyana teşvik etti. Amacı Hayır Bey'i gözden düşürmekti.
Ancak Yunus Paşa'nın bu isyan girişimi işe yaramadığı gibi, kendi sonunu da getirdi. Selim bu kışkırtmayı öğrendiğinde, Kahire yolundayken Yunus Paşa'nın gösterdiği diğer sadakatsizlikleri de hatırladı. Paşayı hemen huzuruna çağırttı ve ibret-i alem olması için, askerleri kendi komutanlarına karşı kışkırtmaya cüret etmesinler diye onu bizzat kendi huzurunda yargılayıp kafasını kestirdi!
Selim bu olaydan sonra Yunanistan'a 9 doğru yola çıktı. Suriye'den geçerken Gazâlî'yi 10 tüm o vilayetin 11 valisi olarak bıraktı. Bu durum ordu içinde yine mırıldanmalara neden oldu. Askerler, Selim'in kendi efendilerine ihanet eden bu yabancılara, bunca zorluk, kayıp ve zahmete katlanan kendi sadık komutanlarından daha fazla güvenip onlara böyle muazzam makamlar 12 vermesini haksızlık 13 olarak gördüler.
Tüm bu işleri hallettikten sonra Konstantinopolis'e doğru ilerledi. Selim daha önce Avrupa'dan ayrılırken ilk oğlu Süleyman'ı 14, çok güvendiği akıllı bir adam olan Pîrî Paşa'nın 15 gözetimine bırakmıştı. Birçok kişi şu dedikoduyu dile getirmiştir: Babasının yokluğunda Süleyman büyük bir ölüm tehlikesi atlatmıştır. Sefere çıkarken Selim, oğluna 16 hediye olarak zehirli bir kıyafet 17 göndermiştir. Çünkü Selim, oğlunun da tıpkı kendisinin babası Bayezid'e yaptığı gibi bir oyun oynayıp tahtı ele geçirmesinden ve kendisini öldürmesinden korkuyordu! Ancak Süleyman 18 bu kıyafeti hiçbir zaman giymemiş ve hayatta kalmıştır.
Selim, Konstantinopolis'e vardığında artık huzurlu ve sağlıklı pek bir günü kalmamıştı. Kısa süre sonra böbreklerinde tıpkı bir kanser gibi yanan, zehirli bir çıban 19 çıktı. Bu çıban onun sağlığını günden güne tüketti ve savaşa dair tüm düşüncelerini alıp götürdü. Kazandığı tüm o büyük zaferlerin ve gücün zirvesindeyken zayıflıkla boğuşmaya başladı. Zehirli bir hummaya 20 yakalandı ve hiçbir ilaç fayda etmediği için yatağa düşüp öldü. Ölümü 1520 yılının sonbaharında gerçekleşti. İşin ilginç ve ilahi adaleti gösteren yanı 21, adil bir yargıç olan Tanrı, Selim'i tam da babasına isyan edip onu devirdiği yer olan Çorlu 22 kasabasında öldürmüştür.
- Kansu Gavri ve Tomanbay
- Roten Meers
- Bulaco
- Kauffmanſchafft
- Cayerbeck
- Gubernator
- Janus Baſſa
- Janitzeher
- Avrupa'ya
- Gatzell
- Şam'ın
- Emptern
- vnbillich
- Solyman
- Pyrri Baſſa
- Süleyman'a
- vergifften laſſen Kleidt
- babasının hilesini ve zehri bilmemesine rağmen
- şirpençe / Geſchwer
- Fieber
- Gottes Urtheil
- Ciurlu