Kronik
23. Bölüm — Şah İsmail ve Çorlu
Türklerin Pers Kralı Şah İsmail 1 ile yaptıkları savaş ve Türklerin aldığı büyük hasar. Bayezid krallığında huzur içinde yaşarken, Pers diyarında 2 Şah İsmail 3 Büyük Sofi 4 unvanıyla ortaya çıktı. Uzun Hasan'ın 5 kızının oğlu olan İsmail, İslami yasalara getirdiği özel bir yorumla yeni bir din 6...
Türklerin Pers Kralı Şah İsmail 1 ile yaptıkları savaş ve Türklerin aldığı büyük hasar.
Bayezid krallığında huzur içinde yaşarken, Pers diyarında 2 Şah İsmail 3 Büyük Sofi 4 unvanıyla ortaya çıktı. Uzun Hasan'ın 5 kızının oğlu olan İsmail, İslami yasalara getirdiği özel bir yorumla yeni bir din 6 kurdu ve bu inanç sayesinde tüm Pers 7 krallığını kendi etrafında topladı. Bu genç ve muzaffer savaşçı, doğuda öylesine büyük bir şöhrete ve saygınlığa kavuştu ki, bu yeni inancın 8 önde gelen liderleri Anadolu'nun 9 içlerine kadar girip tüm bölgeyi isyana teşvik ettiler.
Pers ordusu aslında düzensiz ve karmaşık bir güruhtu 10 ama gün geçtikçe sayıları artıyordu. Bu nedenle Bayezid, onlara karşı Karagöz Paşa'yı 11 büyük bir orduyla gönderdi. Ancak Karagöz Paşa savaşa girerken öldürüldü ve Sofi'nin adamları tarafından Cuza 12 şehrinde kazığa oturtuldu 13.
Bayezid hemen ardından Hadım Ali Paşa'yı 14 ilkinden çok daha büyük bir güçle gönderdi. Ali Paşa, Sofi'nin ordusuna yaklaştığında, ciddi bir çatışmaya girmek üzere büyük bir süvari birliğini önden yolladı. Her iki taraf da öylesine şiddetle savaştı ki, ciddi kayıplar verildi. Uzun süren çarpışmaların ardından Sofi'nin 15 adamları geri çekildi ve gün geçtikçe sayıları azaldı. Türklerin sayısı ise her geçen gün katılımlarla artıyordu. Bu yüzden Sofi'nin ordusu, tamamen dağılmadan önce Türklerle meydan savaşı yapmaya karar verdi. Orduyu eski Pers geleneklerine göre altı bölüğe ayırdılar. Bunu gören Hadım Ali Paşa 16, kendi ordusunu üç bölüğe böldü, komutanlarına mevzilerini terk etmemelerini ve avantajlarını korumalarını tembihledi.
Ancak savaşmaya çok hevesli ve cesur olan Sofi'nin ordusu, Türklerin üzerine o kadar hızlı ve beklenmedik bir şekilde atıldı ki, Hadım Ali Paşa'nın ordusunu düzene sokmaya bile fırsatı olmadı. Ordusu darmadağın edildi ve kendisi de çatışmada öldürüldü. Hadım Ali Paşa bir hadım 17 gibi değil, tam bir şövalye ve asker gibi savaşmıştı. Pek çok Türk askeri palalarla doğrandı ve Sofi'nin adamları tarafından koyunları parçalayan kurtlar gibi paramparça edildiler. Komutanlarının ölümünden sonra Türklerin tamamen cesareti kırıldı ve pes ettiler.
Bu sıralarda Bayezid'in, Trabzon'u yönetmesi için gönderdiği oğlu Sultan Selim, Kefe'de 18 Tartar Kralı ile görüşerek onun kızlarından biriyle evlendi. Yeni evliliğinin ardından yanında büyük bir Türk ve Tatar ordusuyla Tuna'yı 19 geçip Kili 20 üzerinden yürüdü. Hıristiyan sınırlarına 21 daha yakın bir sancağı alarak cesaretini kanıtlamak istediğini bahane ediyordu. Asıl amacı ise kardeşi Şehzade Ahmet'ten 22 uzaklaşmaktı. Ahmet, Selim'in sancaklarına komşu olan Amasya'yı 23 yönetiyordu ve aralarında sınır anlaşmazlıkları yüzünden zaten husumet vardı.
Ancak Selim, bu bahane altında babası Bayezid'in o sıralar bulunduğu Edirne'ye 24 doğru adım adım yaklaştı. Babasına bir elçi yollayarak niyetinin sadece "evlatlık saygısını" göstermek ve huzura çıkmak olduğunu iletti. Söylediğine göre; babasını uzun zamandır görmemişti ve onunla çok önemli, gizli meseleleri konuşması gerekiyordu. Bu yüzden huzura kabul edilmeyi talep ediyor, kendisini sadık bir evlat gibi gösteriyordu.
Fakat ihtiyar ve kurnaz bir tilki olan Bayezid, tahtta gözü olan oğlunun niyetini çok iyi biliyordu. Onu oyalamak için, hemen Belgrad yakınlarındaki Semendire 25 valiliğini ona verdiğini bildirdi. Yanında altın, kıyafetler, atlar ve kölelerden oluşan muhteşem bir imparatorluk hediyesi yollayarak şu mesajı iletti: "Şu an seni huzuruma kabul edemem, zamanı değil." Asıl korkusu, Selim'in Yeniçerileri 26 kendi tarafına çekip onu tahttan indirmesiydi 27.
Selim'in Babası Bayezid İle Çarpışması 28: Sultan Selim, cesur, cömert, askeri yetenekleri 29 olan, savaşa ve kan dökmeye meyilli bir prensti; bu yüzden askerler tarafından çok sevilirdi. Yeniçeriler onu, Amasya valisi olan ve savaştan çok ava ve eğlenceye düşkün olan ağabeyi Ahmet'e 30 tercih ediyorlardı. Üçüncü kardeş Şehzade Korkut 31 ise Manisa'da 32 felsefeye ve İslami öğretilere dalmıştı; bu yüzden askerlerin gözünde onun da bir değeri yoktu. Ordunun sevgisini arkasına alan Selim, ordusuyla Edirne önlerine kadar geldi ve "çok yakınında olduğu" babasını ziyaret etmeden gitmeyeceğini bildirdi.
Babasının tahtı ele geçirme planını anlayan kurnaz Bayezid, "bu yemeği daha fazla bekletmemek" 33 için Selim ondan önce davranıp şehri almasın diye acilen Konstantinopolis'e doğru yola çıktı.
Bayezid Konstantinopolis yolunun yarısındayken Çorlu'ya 34 vardı. Bunu öğrenen oğlu Selim, Tartarlar ve diğer atlı bölükleriyle aniden babasının saray maiyetine ve kafilesine saldırdı, arabaları yağmaladı. Bunu duyan ihtiyar padişah 35, gözyaşları içinde ayağa kalktı. İsyankar oğluna lanet okudu ve ordusunun karşısına geçip onlara öylesine dokunaklı bir konuşma yaptı ki; Yeniçeriler Selim'i çok sevmelerine ve babasının tahtı ona bırakmasını istemelerine rağmen, imparatorlarına olan sadakatlerinden vazgeçemediler.
Çorlu Muharebesi — 1511: Yeniçeriler, şehrin kapılarında bekleyen süvarilerle birlikte Tartarların üzerine atıldılar. Tartarları kısa sürede dağıtıp kılıçtan geçirdiler. Selim, askerlerini bir süre cesurca bir arada tutmaya çalışsa da sonunda yaralandı. "Kestane Rengi" 36 isimli çok hızlı bir ata binen Selim, savaş meydanından Varna'ya kadar kaçmayı başardı. Oradan bir gemiye binip kayınpederinin yanına, Tartar 37 diyarına sığındı.
- Büyük Sofi
- Perſia
- Jßmahel
- Sophia
- Vſancaſſani
- mezhep/Secten
- İran
- Kızılbaşlık
- Natolia
- wüſter hauff
- Caragius Baſſa
- ?
- geſpißt
- Hali Baſſa
- Şah İsmail'in
- Hali Baſſa
- Eunuchus
- Capha
- Donauw
- Kylia/Eflak
- İslam'ın düşmanlarına
- Acomath
- Amaſia
- Andrinopel
- Samandria
- Janitzehern
- ki en sonunda tam da böyle oldu
- Çorlu Muharebesi
- Martialiſch
- Acomath
- Corcuth
- Magneſia
- Gelecek olan felaketi sezmek
- Schorlu
- gut hastalığı yüzünden tahtırevanda taşınıyordu
- Caſtanienbraun
- Kırım