Kronik

14. Bölüm — İskender Bey

Tam da bu sıralarda, "Scanderbeg" adında bir muhafızın 1 tüm Arnavutluk'u 2 Murad'a karşı isyana kışkırttığı ve onu geri çekilmek zorunda bıraktığı haberi geldi. Murad, Akçahisar 3 şehrini karadan ve denizden büyük bir güçle kuşatmıştı. Şehre ağır toplarla saldırmış, teslim olmazlarsa kimsenin...

Tam da bu sıralarda, "Scanderbeg" adında bir muhafızın 1 tüm Arnavutluk'u 2 Murad'a karşı isyana kışkırttığı ve onu geri çekilmek zorunda bıraktığı haberi geldi. Murad, Akçahisar 3 şehrini karadan ve denizden büyük bir güçle kuşatmıştı. Şehre ağır toplarla saldırmış, teslim olmazlarsa kimsenin canını bağışlamayacağını söylemişti. Ancak şehir iyi tahkim edilmişti ve aylarca süren kuşatmadan hiçbir sonuç alamadı. Ordusu zayıflayınca utanç içinde Edirne'ye 4 dönmek zorunda kaldı. Şehri alamamasının verdiği üzüntü ve öfkeyle hastalandı; delilik nöbetleri içinde kendi ellerini dişleriyle parçalayarak 1450 kışında öldü. 34 yıl hüküm sürmüştü.

Scanderbeg'in Kökeni: Bu cesur savaşçının kökeninden bahsetmek gerekir. Kendisi asil bir soydan, Hıristiyan bir aileden geliyordu. Babası Epir ve Arnavutluk 5 Dükü ve Prensi Jean Castriot 6 idi. Soyu, eski Epir krallarından Pyrrhus'a 7 kadar uzanırdı ve ünlü Akçahisar 8 şehri de onlara aitti. Jean Castriot'un dört oğlu vardı; en küçükleri George 9 idi. George olağanüstü yakışıklı, yetenekli ve cesurdu.

Murad, Makedonya ve çevre toprakları acımasızca işgal ettiğinde, Prens Jean Castriot topraklarını korumak için çaresizce Türklere barış teklif etmek zorunda kaldı. Türkler bunu bir şartla kabul etti: Prensin dört oğlu da rehin olarak Türklerin eline teslim edilecekti. Prens, halkının canını kurtarmak için kendi etinden ve kanından vazgeçerek bu acı şartı kabul etti. Dört oğul Türkiye'ye götürüldü, İslami 10 yasalara göre sünnet edildiler ve onlara Türk isimleri verildi.

En küçükleri George o kadar zeki ve bedenen o kadar güçlüydü ki, Türk Kralı ona özel bir savaşçı ismi olan Scanderbeg 11 adını verdi. Onu savaş sanatlarında, kılıç ve ok kullanımında bizzat eğitti. Scanderbeg öylesine cesurdu ki, bir gün Türk sarayında herkesin korktuğu iri yarı bir İskitli 12 ile yaya olarak ve zırhsız dövüştü, onu yenip kafasını keserek Sultan Murad'a zafer nişanesi olarak sundu. O sırada henüz 18 yaşındaydı.

Murad ona büyük bir sevgi ve saygı duydu, onu Sancakbeyi 13 ve eyalet valisi yaptı. Scanderbeg Türkler adına birçok sefere katıldı, Asya'da ve Avrupa'da büyük savaşlar kazandı. Ancak kalbinde her zaman doğuştan gelen merhameti taşıyordu ve Hıristiyanlarla savaştığında kan dökülmesini olabildiğince önlemeye çalışırdı. Babası Jean Castriot öldüğünde, Türkler Scanderbeg'in diğer üç kardeşini gizlice zehirleyerek soyu kurutmak istediler. Scanderbeg bu ihaneti ve vatanının acımasızca ezildiğini görünce, kardeşlerinin intikamını almak ve ülkesini kurtarmak için gizli bir plan yaptı. Türklere isyan etti, kendi memleketi olan Akçahisar'ı 14 kurnazlıkla geri aldı. Onun bu başkaldırısı, Hıristiyanlığı o dönemde Murad'ın daha büyük saldırılarından korudu. 15.

  • Leibknecht
  • Albaniam
  • Croia
  • Andrinopoli
  • Albania
  • Johan Caſtriot
  • Pirus
  • Croia
  • Georgius / İskender Bey
  • Mahometiſche
  • İskender Bey - Alexander Herr
  • Scythian
  • Sangiack
  • Croia
  • Yazar burada Scanderbeg'in annesinin gördüğü hamilelik rüyasından bahseder: Rüyasında tüm Epir'i kaplayan, başı Türkiye'ye uzanıp Sultan'ı yutan, kuyruğu ise Hıristiyan sınırlarına kadar uzanan bir yılan görmüştür