sanatci · 1452 – 1519
Leonardo da Vinci
Evrensel Deha (Uomo Universale), Rönesans İnsanı (Homo Universalis).
Leonardo da Vinci, insanlık tarihinin felsefi, sanatsal ve bilimsel sınırlarını tek bir zihinde eritebilmiş nadir anormalliklerden biridir. O, Rönesans hümanizminin cisimleşmiş hali, Homo Universalis (Evrensel İnsan) idealinin mutlak zirvesidir. Leonardo için resim yapmak, salt estetik bir üretim değil, epistemolojik bir eylemdi; yani dünyayı ve onun içindeki fiziksel/matematiksel kuralları bilme, anlama ve belgeleme aracıydı. Floransa'da bir noter ile köylü bir kadının gayrimeşru çocuğu olarak
Künye
- Orijinal İsim
- Leonardo di ser Piero da Vinci (Vincili Ser Piero'nun oğlu Leonardo).
- Doğum Yeri
- Anchiano (Vinci kasabası yakınlarında), Floransa Cumhuriyeti (15 Nisan 1452).
- Ölüm Yeri
- Clos Lucé Şatosu, Amboise, Fransa Krallığı (2 Mayıs 1519).
- Ölüm Sebebi
- Tekrarlayan inme (felç) atakları. Yaşamının son yıllarında sağ koluna felç inmiş ve motor becerilerini büyük ölçüde kaybetmişti. Ölümünden hemen önce geçirdiği şiddetli bir inme sonucu vefat etmiştir.
- Defin Yeri
- Amboise Şatosu'ndaki Saint-Hubert Şapeli, Fransa. (Tarihsel bir not olarak: Aslen Amboise'daki Saint-Florentin Kilisesi'ne gömülmüştür. Ancak bu kilise Fransız Devrimi sırasında ağır hasar görmüş ve yıkılmıştır. 1863 yılında yapılan kazılarda Leonardo'ya ait olduğu düşünülen kemikler toplanarak mevcut yeri olan Saint-Hubert Şapeli'ne taşınmıştır. Modern genetik ve antropolojik araştırmalar bu kemiklerin kesin aidiyeti üzerinde %100 mutabakata varamamıştır).
Hayatı ve Yolculukları
Leonardo da Vinci, insanlık tarihinin felsefi, sanatsal ve bilimsel sınırlarını tek bir zihinde eritebilmiş nadir anormalliklerden biridir. O, Rönesans hümanizminin cisimleşmiş hali, Homo Universalis (Evrensel İnsan) idealinin mutlak zirvesidir. Leonardo için resim yapmak, salt estetik bir üretim değil, epistemolojik bir eylemdi; yani dünyayı ve onun içindeki fiziksel/matematiksel kuralları bilme, anlama ve belgeleme aracıydı. Floransa'da bir noter ile köylü bir kadının gayrimeşru çocuğu olarak doğması, dönemin prestijli üniversitelerinde Latince temelli klasik skolastik eğitim almasını engellemiştir. Ancak bu dezavantaj, onun dogmatik antik metinlere körü körüne bağlı kalmak yerine, doğayı doğrudan, ampirik (deneye dayalı) bir gözlemle incelemesini sağlayan en büyük felsefi avantajına dönüşmüştür.
Kariyerinin temelleri Floransa'da, Andrea del Verrocchio'nun atölyesinde atıldı. Dönemin en saygın stüdyolarından biri olan bu ortamda Leonardo; metalurji, kimya, mekanik ve resim tekniklerini bir arada öğrendi. Erken yaşta ustasını aşan yeteneği, Floransa'nın o dönemki katı, çizgisel ve heykelsi resim dilini (disegno) radikal bir biçimde dönüştürmesine yol açtı. İcat ettiği Sfumato tekniği, sadece optik bir yenilik değil, aynı zamanda ontolojik bir manifestodur. Leonardo, nesnelerin doğada sınır çizgileriyle (outline) var olmadığını, ışık ve atmosferin içinde birbirlerine karıştıklarını fark etmişti. Keskin hatları eriterek yarattığı bu "dumanlı" geçiş, nesnelerin ve insanların çevrelerindeki evrenle kopmaz bir bütünlük içinde olduğu felsefi inancının vizüel bir yansımasıdır.
Milano Dükü Ludovico Sforza'nın himayesine girdiğinde, kendini bir ressamdan çok bir askeri mühendis, mimar ve mucit olarak pazarlamıştır. Bu dönemde ürettiği Son Akşam Yemeği (Il Cenacolo) freski, Batı sanatında dini anlatının sosyolojik ve psikolojik bir dramaya dönüştüğü kırılma noktasıdır. Leonardo, İsa ve havarilerini dondurulmuş ikonografik semboller olarak değil; ihanetin açıklandığı anın yarattığı kaosu, öfkeyi, şaşkınlığı ve insani zayıflığı yansıtan psikolojik arketipler olarak resmetmiştir. Masada uygulanan katı merkezi perspektif, sadece mimari bir illüzyon yaratmakla kalmaz; doğrudan İsa'nın zihninden dışarıya doğru yayılan rasyonel bir düzeni simgeler. Ancak eserde tempera ile yağlı boyayı deneysel bir şekilde duvara karıştırması (fresk tekniğinin kurallarını yıkması), eserin çok kısa sürede dökülmeye başlamasına neden olan trajik bir kimyasal hata olmuştur.
Leonardo'nun dehasının en ürkütücü boyutu, ölüm ve bedenin mekaniği üzerine yaptığı ampirik araştırmalardır. Santa Maria Nuova Hastanesi'nde geceleri gizlice veya özel izinlerle kadavraları parçalayarak (diseksiyon) yaptığı çalışmalar, salt bir sanatçının anatomi merakını çok aşan, profesyonel bir tıbbi araştırmaydı. İnsan kas sistemini bir makinenin çarkları ve kaldıraçları gibi çizmiş, kalbin kapakçıklarının işleyişini akışkanlar dinamiği üzerinden açıklamış, insan anatomisi ile evrenin işleyişi (makrokozmos ve mikrokozmos) arasında felsefi paralellikler kurmuştur. Ünlü Vitruvius Adamı çizimi, insan bedeninin geometrik oranlarının, evrenin rasyonel ve matematiksel düzeninin kusursuz bir kopyası olduğunu kanıtlama çabasıdır.
Hayatının son yılları, bitmek bilmeyen savaşlardan ve siyasi çalkantılardan yorulmuş, Fransa Kralı I. François'nın himayesinde Clos Lucé şatosunda entelektüel bir izolasyon içinde geçmiştir. Bu dönem defterleri, gençliğinin iyimser mühendislik projelerinden ziyade, doğanın yıkıcı gücünü, sel felaketlerini ve dünyanın sonunu betimleyen kıyametimsi "Tufan çizimleri" ile doludur. Leonardo'nun trajedisi, çağının çok ötesindeki zihninin, dönemin teknolojik sınırlarına hapsolmasıdır. Fikirlerini yayımlamamış, defterlerini tersten yazarak gizlemiş (ayna yazısı) ve buluşlarının çoğu yüzyıllar sonra yeniden keşfedilmek üzere karanlıkta kalmıştır. Bilimsel devrimin (Galileo ve Newton'un) matematiğe ve deneye dayalı metodolojisini onlardan bir asır önce kurmuş olan Leonardo, bilginin evrenselliğini tuvalin, kağıdın ve insan bedeninin sınırlarında aramış emsalsiz bir analitik zekadır.